Ego

Ego

8 Temmuz 2011 Cuma

Kıymetli

Anımı ugruna adadığım herşeysin.
Senin yanında gibiyim şu an. Elini tutar, sana bakar gibiyim. Uyurken saçını okşar ve izler gibiyim rüyalarini seninle. En derin hayalimsin, temeli olmayan bir bilinç alti ve her yerde sen..
Sana yaklasiyorum.. Sana yaklastikca, icimdeki cani hissediyorum.
Hayatimin en değerli anları seni gördüğüm ve göreceğim anlar. Bugun Siyah ile beyazı karıştırdım ve kendimi buldum. Renkleri karıstırmak ne guzel. Sen dunyanin en guzel renklerinin karismasinin hemen ardindan ortaya çıkan renksin.
Gozumu ve gonlumu sana ve bana acan bir renk. Beni sevmelisin demiyorum, sadece yazdığım pencereden bak ve bununda sıradan olmadığını anlarsin. Kiymetlimsin, sıradan degil
.

Çekmece

Herşeyin sonunu görmeye aliştiğimiz yerden uzakta, yakin olduklarimizla dusunurken sonsuzluğu.
Uzaktan gelen, suratimizi okşayan rüzgar ve deniz ile gokyuzunun el sikismasina sahit olan suratlar..
Guzel suratlar... Anlamli bakislar ve gereksiz dusuncelere maruz kalan akillar.
Iste boyle bir gezintide bulundum. Buldum kendimi, ekledim yazilarima kendimi..

O esinti

Istanbul beni daha kotu bir yer yapti. Istanbul icimde yer yapti. Goz yaslarim yasadikca dusmeye devam etti.
Aglamamak icin dilim, damagimi yukari ittiriyor, agzim dudak araligi kadar acik ve bunlara ragmen gozlerim aglamak icin elinden geleni yapiyordu..

Hissetmem gerekeni hissetmeyi biraktigim anda hissetmemeye basladim... Uzuntu dolu bu karanlik gunun ilk ay isigi bana, yani uzulmus olana carpti..
Bu benim sansli gunum olsa gerek!
Burnuma, sayisiz yazilmamis seruvenlerimden ilk yazmaya karar verdigim bir olayin kokusu geliyordu.
Sanki ortakoy sokaklari, ben ingilterede yatili okuldayken, yemekhanede kimilerinin agzina surmedigi ve benim hazla yedigim domuz eti kokusu geliyordu.. Ortakoy, adeta ingiltere gibiydi benim icin. Fakat tek fark, ingilteredeyken kendimi yakin olmam gerektigini dusunduklerimden uzak olmanin verdigi uzuntu, su an ise neye yakin olmam gerektigini bilmemenin verdigi uzuntu.
Su an pazar alanindan geciyorum. Pazarlarin kuruldugu yerlerden gecerken, pazarin acilacagi gunu beklemek zorunda degilsiniz balik kokusu ile hasir nesir olmak icin.
Neyin kokacagina karar veremeyiz. Karar verdigimiz iki sey var; Burnumuza gelen kokuyu sevmek ve secmek. Digeri ise, nefes almaya devam etmek...