Ego

Ego

26 Aralık 2010 Pazar

Güzel Renk

Düşünürken tüm sessizliğimle, aklıma gelen anlar ne yazık ki birer anı olarak kaldı.
Kaldığı yerden düşünmeye devam ederken, eskilere dönülmez denilirken, hep ben....
Uğraşılır seninle, ya öyle ya da böyle.. Düşündüm de, kolayı seçtim risk alanların dünyasında
risk almamaya çalışırken. Kolay olan sevmemekti, riske ne gerek var? Amacım kimseyi zarar gelmemesi, amacım boş mutluluk, saf..

Saf olduğum kadar, uzun boyluyum da.. Sığamazken ruhum bedenime..
Yine olamaz dedim senin çarpık yorumlarına. İhtiyacım yokken sevgine, her defasında
ucunu daha da sivri yapmaya çalışırken kalemimin, sana ne gerek var? Sevginle okşanıyor olsam, okşamazdım kalemle kağıdı, alırdım bir ''klavye'' ve bilgisayara yazardım..
Okşamak demişken... Güzeldi...

Sen ve senin gibi başka ''sen'' ler benden uzaklaştı.. Uzaklaştırdım uzakta olan seni benden. Kendime yaklaşmaya çalışırken..

4 Ocak 2010 Pazartesi

Kapıyı çalan Noel Baba

Beklerken ölümü,
kapı çalındı. Gelen Noel babaydı.
Noel babanın elinde gencin suratındaki sivilce sayısı kadar hediye vardı.
Hediyeleri bir kenara bıraktı ve
''İyi yıllar'' diye bağırmaya başladı.
Noel baba'nın sesi gencin kulaklarını tırmalamaya başlamıştı, acıyordu, acıdı noel babaya.
Hediyelerin üzerine aceleyle sarılan, o parlak ve hediyenin
ucuzluğunu gösteren ambalajlar, gencin gözlerini almıştı.
Gelen hediyelerdi, gelen noel babaydı, kim geldi?
Genç derin bir nefes aldı ve gözünü, yüzündeki sivilce sayısı kadar kırptı
ve kapıyı yavaşca kapatmaya çalıştı. Kapı kapanmıyordu, kapıyı var gücüyle ittirdi
ve kapı açılmaya başladı.
Genç unutkan kalbiyle kapıya baktı, gülümsedi. Kapıyı açtı ve kapı kapandı...