Ego

Ego

2 Kasım 2011 Çarşamba

Uykulu ve uykusuz

Bugün güneşli gibi... Güneşimi batırdığım akşamın sabahında hem de..
Daha bir komiğiz bu sabah.. Daha bir uykulu, daha bir uykusuz.
Nedir bu halimiz? Ne zamandan beri gerçek anlamda felekten bir gün çaldık?
Dün mü? olabilir.. Ama ona: felek sizi çalmış desek daha bir hoş olur.

Bugün dünün devamı, dün yaptığına devam et ya da yarın yapmaya devam edeceğin şeye karar ver.
Ya da dünü ve yarını boşver, anına odaklan. O an yarını değil bugünü güzel yapmak için etrafında
uçuşuyor, omzuna konuyor ve bekliyor. Neredeysen dışarı çık, gökyüzüne bak ve gülümset kendini.
Ya da boşver, artık gökyüzü eskisi kadar bonkör değil...
Çıkmasanda dışarı ve bakmamış olsanda gökyüzüne, hayal gücün yapamadıklarını çoktan yaptı.
Asıl mutluluk hayal gücünün farkına varmak. Hayal gücünün sınırlarını genişlet biraz, fakat dikkat et ki
sınırları senin bedenini geçmesin...

27 Ekim 2011 Perşembe

Işık

Işıktan daha karanlik olan bir şey varsa, o da ışığın ta kendisidir. Karanligi karanlik yapan o ıslak şey... Işık...

Kesinti

Belli bir seviyede durmazsan, o seviye sende duracaktır... O seviye dediğim... O seviye dediğim?

26 Ekim 2011 Çarşamba

Saklambaç

Madem bu kadar istekliyiz.. Nedir bizi bizden saklayan? Neyi ya da kimi kendimizden saklıyoruz?
Saklayamadığımız kesin... Kendi sakladığımız şeyi bulmanın ne gibi bir derdi olabilir? Ya da onu bulmanın ne gibi bir zevki?

1 Ağustos 2011 Pazartesi

Ata fısıldıyan eşşek

Vardım tüm sessizliğimle varmamam gereken seslere, çektim sıcak ve soğun acısını. Şimdi gerken tek şey kullanılıp tecrübe edinilmesi gerekenleri aklımdan ve ağzımdan çıkarmak.. Üzülmek yerine umut vaat ettiklerimin söz konusu olması yakındır. Yakındır sana olan uzakluğum, anlaşılsada mesafeden. Anla ki vardır aramızda bir mesafe, almış gotürmüş seni ve beni uzaklara. Uzak dediğin nedir ki? Ne kadar uzağa gidebilirsin ki? Dürbünümü ne kadar uzağa saklamış olabilirim ki?

Kolay yolunda

Düşündükçe yazdım, yazdıkça düşündüm.. Düşündükçe anladım ve anladıkça anlam veremedim.. Kolayı gördükçe zoru çabaladım, zora varınca kolaya baktım ve omzumu kolaya sirktim.

Kader ve kaderim

Kader bizi öyle ya da böyle yakalayacak. Öyle ya da böyle sorgulayacağız daha önceden sorguladıklarımızı.. Yakalandığımız kaderi biz yazdık, asırlar önce asırlar sonra....

8 Temmuz 2011 Cuma

Kıymetli

Anımı ugruna adadığım herşeysin.
Senin yanında gibiyim şu an. Elini tutar, sana bakar gibiyim. Uyurken saçını okşar ve izler gibiyim rüyalarini seninle. En derin hayalimsin, temeli olmayan bir bilinç alti ve her yerde sen..
Sana yaklasiyorum.. Sana yaklastikca, icimdeki cani hissediyorum.
Hayatimin en değerli anları seni gördüğüm ve göreceğim anlar. Bugun Siyah ile beyazı karıştırdım ve kendimi buldum. Renkleri karıstırmak ne guzel. Sen dunyanin en guzel renklerinin karismasinin hemen ardindan ortaya çıkan renksin.
Gozumu ve gonlumu sana ve bana acan bir renk. Beni sevmelisin demiyorum, sadece yazdığım pencereden bak ve bununda sıradan olmadığını anlarsin. Kiymetlimsin, sıradan degil
.

Çekmece

Herşeyin sonunu görmeye aliştiğimiz yerden uzakta, yakin olduklarimizla dusunurken sonsuzluğu.
Uzaktan gelen, suratimizi okşayan rüzgar ve deniz ile gokyuzunun el sikismasina sahit olan suratlar..
Guzel suratlar... Anlamli bakislar ve gereksiz dusuncelere maruz kalan akillar.
Iste boyle bir gezintide bulundum. Buldum kendimi, ekledim yazilarima kendimi..

O esinti

Istanbul beni daha kotu bir yer yapti. Istanbul icimde yer yapti. Goz yaslarim yasadikca dusmeye devam etti.
Aglamamak icin dilim, damagimi yukari ittiriyor, agzim dudak araligi kadar acik ve bunlara ragmen gozlerim aglamak icin elinden geleni yapiyordu..

Hissetmem gerekeni hissetmeyi biraktigim anda hissetmemeye basladim... Uzuntu dolu bu karanlik gunun ilk ay isigi bana, yani uzulmus olana carpti..
Bu benim sansli gunum olsa gerek!
Burnuma, sayisiz yazilmamis seruvenlerimden ilk yazmaya karar verdigim bir olayin kokusu geliyordu.
Sanki ortakoy sokaklari, ben ingilterede yatili okuldayken, yemekhanede kimilerinin agzina surmedigi ve benim hazla yedigim domuz eti kokusu geliyordu.. Ortakoy, adeta ingiltere gibiydi benim icin. Fakat tek fark, ingilteredeyken kendimi yakin olmam gerektigini dusunduklerimden uzak olmanin verdigi uzuntu, su an ise neye yakin olmam gerektigini bilmemenin verdigi uzuntu.
Su an pazar alanindan geciyorum. Pazarlarin kuruldugu yerlerden gecerken, pazarin acilacagi gunu beklemek zorunda degilsiniz balik kokusu ile hasir nesir olmak icin.
Neyin kokacagina karar veremeyiz. Karar verdigimiz iki sey var; Burnumuza gelen kokuyu sevmek ve secmek. Digeri ise, nefes almaya devam etmek...

22 Mart 2011 Salı

Düğmeler

Belki de artık kendimizi kandırmamalıyız.. yani şöyle diyorum ki, aklımızdakini söylemek, her ne kadar matematiğe karşı olsa da, değer verdiğimiz veya hak verdiğimiz düşünceler mutlaktır ve bu değişmez. Bu böyle oldukça zaten bize zarar vereceklerdir.. Veya zarar vermese de zarar verecektir. Ve bu, bizi gerçekten bizim olan düşüncelerimizden uzak tutacaktır..
İnsan kendini kandırabilen bir hayvandır.. Düşüncelerin birikmesi sonucu pişmanlıklar doğar. Bu pişmanlıklarla yaşamak mümkün olsa da, kolay olanı seçmek de mümkündür..Bu böyle oldukça, kendimizi kandırmak da mümkündür... İşte bu da bir matematik işleminin en kalıtsal örneğidir.

Sesler

Sesimle gelen sessizliğin ve bununla gelen acı. Yokuş yukarı çıkarken merak ettiklerim, devam ederken gitmek istediğim yer belli, ama nereden gideceğimi bilmiyorum.. Çünkü belli olan bu yol da, her yerde yön var. Sağ ve sol, acaba sağa girsem sola çıkar mı, sola dönsem sola çıkar mı?



Tırmanırken güvenime, ve beni aşağı çekmeye çalışırken uzattığım sevgim, sana her ne kadar ulaşılabilir gelse de, benim ulaşamadığım tek kanundu. Senin kanunun, ve benim istediğim, derinler de bulduğum ve bunu düşünmeye çalışırken, aklıma gelmesini sağlamaya çalışırken ve sağlıksız düşünceler savururken. Kendime beğendiğim ve seçtiğim harfler, bu harflerin sonucunda ortaya çıkan kelimeler ve bu kelimelerin sayesinde ortaya çıkan cümleler. Sözüme belirlediğim cümleler, ve ertesi gün her şeyi unutmam.. Seni hatırladım.. Hatırlıyorum.. Sanki seni hatırlıyorum.